QA Technic Deney Lab »Toplam ve Solunabilir Tozun Tayini

Toplam ve Solunabilir Tozun Tayini

Havada asılı duran ve hava akım ile hareket edebilen katı parçacıklara partikül madde (toz) denilmektedir. Mineral tozlarının insan sağlığı üzerindeki etkileri temel olarak tozların tane boyutlarına ve mineralojik yapılarınsa bağlıdır. Son yıllara kadar mineral tozlarının neden olduğu hastalıklar sadece mesleki hastalıklar olarak biliniyordu. Günümüzde ise mineral tozlarının solunum, sindirim veya deri yoluyla vücuda girdiği ve çeşitli hastalıklara neden oldukları araştırmacılar tarafından vurgulanmıştır. Mineraller; doğal bir şekilde oluşan, belirli bir kristalik; yapısı olan yine belirli kimyasal bileşime sahip, kendine özgü fiziksel ve kimyasal özellikleri içeren katı maddelerdir.

Sağlığa konu olan partiküller, aerodinamik çapı 10 µm' nin altındaki partiküllerdir. Bu boyut aralığındaki partiküller, solunum sistemi içine girerek birikim yapabilir. 2,5 µm' den daha küçük partiküller "ince partiküller" olarak adlandırılır. İnce partiküI kaynakları, tüm yanma prosesleri ve bazı endüstriyel prosesleri içerir. 2,5-10 µm aralığındaki partiküller, "kaba partiküller" olarak adlandırılır. Kaba partikül kaynaklan ise kırma, öğütme işlemleri, yollardan kalkan tozlardır. Partikül maddeler büyüklüklerine göre solunum sisteminin çeşitli kısımlarında tutulurlar.

Tutuldukları bölge ve tanecik büyüklükleri;

  •   10 mikron boğaz ve Üst solunum yolunda (nazofaringeal bölgede),
  •   2,5-10 mikron alt solunum yollarında (trakeabronşial bölge) tutulurlar.

Dolayısıyla sağlık açısından en önemli olanlar "ince partiküller" veya "solunabilir toz" adını verdiğimiz 2,5 mikron ve altında büyüklüğe sahip tozlardır. Bu tozlar solunum yoluyla alveollere (hava kesecikleri) kadar ulaşırlar ve "pnomokonyoz" dediğimiz akciğer toz hastalıklarına neden olurlar.

PartiküI maddelerin en yoğun görüldüğü meslek dalları ve işyerleri aşağıda sıralanmıştır;

  • Patlatma, kırma, delme ve öğütme işleri
  • Pamuklu dokuma, tekstil ve çırçır sanayii
  • Maden ocakları
  • Tahıl siloları, un değirmeni ve un fabrikaları
  • Yol, tünel ve baraj yapımı işleri
  • Sigara imalatı
  • Döküm işleri (kum ve grafit)
  • Ağaç doğrama ve mobilya işleri
  • Porselen imalatı
  • Metal sanayii
  • Tuğla ve kiremit imalatı
  • Demir ve çelik endüstrisi
  • Mermer imalatı
  • Kumlama ve raspa işleri
  • Çimento imalatı
  • Nakliyat
  • Kaynak işleri
  • Depolama ve yüzeylerin işlenmesi
  • Cam imalatı

Biyolojik etkileri açısından tozlar şöyle sınıflandırılır.

1) Fibrojenik Tozlar

Bazı maddelerin fibrojen (lif) kapasitesi olan toz partikülleri, solunduğu ve akcigerlerde biriktiği zaman akciğerlerde fibrotik değişiklikler meydana gelir. Bu fibrotik doku zamanla akciğerin normal aktif dokularının yerini alır. Ciğerleri yavaş yavaş tahrip ederek çalışanın çalışmasını zorlaştırır ve ömrünü kısaltır.

Bu tür tozların en belirgin örnekleri silis, asbest, talk, alüminyumdur. Bu tozlar sırasıyla silikoz, asbestoz, talkoz, aliminoz adı verilen pnomokonyozlara (akcigerlerde tozun birikmesi sonucu oluşan doku hasarıyla ortaya çıkan hastalık) yol açar. çalışanın hastalanmasında bu tozların ortamdaki konsantrasyonları, maruz kalma suresi, vücut direnci gibi faktörler etkilidir. Bu nedenledir ki özellikle yeraltında, kömür madenlerinde çalışanlar belli aralarla dinlenmeye alınırlar.

2) Toksik Tozlar

Vücuda alındıklarında çeşitli organlar üzerinde (sinir sistemi, karaciger, böbrekler, mide ve bağırsaklar, solunum organlan, kan yapıcı organlar gibi) kronik veya akut zehirlenme etkisi yapan tozlar bu sınıfa girer.

Tozu oluşturan bileşenlerin biri veya birkaçı toksik bir madde ise, maddenin cinsine, tozdaki yüzdesine, havadaki tozun yoğunluğuna, solunan tozun miktarına göre zehirlenmelere neden olabilirler. Kurşun, kadmiyum, mangan gibi ağır metal tozları bu grubun en belirgin örnekleridir. Kadmiyum böbreklerde, mangan santral sinir sisteminde toksik etkiye sahiptir. Kurşun tozları ise kan sistemi, sinir sistemi, boşaltım sistemi ve sindirim sistemi gibi pek çok sistem üzerinde toksik etkiler gösterebilir.

3) Kansorojen Tozlar

Çeşitli iç ve dış faktörlere bağlı olarak insanlarda kansere yol açabilen tozlardır. Beslenme, yaşam koşulları, çevre kirliliği mesleki etkiler gibi faktörlerin kanser oluşumunda rolu olduğu düşünülmektedir. Bugün kanserojen olduğu bilinen tozlar şunlardır: asbest, arsenik ve bileşikleri, berilyum, kromatlar, nikel ve bileşiklerinin tozları. Sert odun tozları da Kansorojen ve Mutajen olarak nitelendirilebilecek tozlardandır.

4) Radyoaktif Tozlar

Hava içinde toz halinde bulunan radyoaktif maddelerin yaymış oldukları iyonize ışınlar, insan organizmasının hücre ve dokularında hasar yapar, tümör oluşumuna ve genetik bozukluklara neden olurlar. Bunlar çok sayıda olmamakla birlikte en önemlileri; uranyum, toryum, seryum ve zirkonyum bileşikleri, trityum ve radyum tuzlarıdır.

5) Alerjik Tozlar

Duyarlı kişilerde ateş, dermatitler gibi çeşitli alerjik reaksiyonlara yol açabilen tozlardır. Çeşitli bakteri, maya küf ve polenler de böyle etki gösterebilirler. Nemli ve sıcak nitelikteki ambar, ahır gibi yerlerde uzun süre bekleyen hayvan yemi, saman, ot, tahıl, küspe gibi küflü tozların solunması ile alerjik solunum sistemi hastalıkları ortaya çıkabilir. Pamuk, keten, kenevirle çalışanlarda dokuma fabrikası işçilerinde görülen bisinoz, fırıncılarda un nedeniyle görülen bronşial astma alerjik tepkilerdir. Ağaç tozları da bu grupta yer almaktadır.

6) İnert Tozlar

Bu tür tozlar, vücutta birikebilen fakat fibrojenik ve toksik etkileri olmayan tozlardır. Solunan ve çöken partiküller ya nefes alma sırasında ve ya solunum sisteminin kendi kendini temizlemesi yoluyla vücuttan atılırlar veya en kötü durumda, akciğerde büyük patolojik etkiler yapmadan daimi bir birikim meydana getirirler. Kireç taşı, mermer, alçı taşı tozları ve tütün tozu bu gruba örnektir.

TOZLA MÜCADELE YÖNETMELİĞİ
TOZLA MÜCADELE YÖNETMELİĞİ-EK1